Anasayfa / HABERLER / 12 Aralık 2011: İstanbul Şubemiz yararına harika bir konser düzenlendi

12 Aralık 2011: İstanbul Şubemiz yararına harika bir konser düzenlendi

Leyla Yenisey Artay piyanosuyla, Atilla Aldemir ise keman ve viyolosuyla harika bir konser verdiler. İstanbul Şubesi Tekrime Tarman Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine devam eden zihin engellilerimiz yararına düzenlenen Konserde duyarlı sanatçılarımız, seçkin bir konuk grubu tarafından büyük beğeniyle izlendi.

Konser öncesi otistik gencimiz Seçkin Akurgal‘ın mini piyano resitali ise, eğitimin engelliye ne büyük beceri ve başarılar kattığının örneğini verdi.

Üstün başarıları kadar sevgi dolu yürekleri olan sanatçılarımıza bu büyük destekleri için bütün kalbimizle teşekkür ediyoruz.

Hürriyet Gazetesi yazarlarından Ayşegül Domaniç Yelçe‘nin Konserle ve ZİÇEV ile ilgili duygu ve düşüncelerinden oluşan yazısı:

Zihinsel engelli bir çocuğunuz varsa, umutsuzluğa kapılmayın

Merhabalar sevgili okurlar. Geçtiğimiz Perşembe akşamı harika bir resital izledim. Leyla Yenisey Artay piyanosunu, Atilla Aldemir ise bir kemanını bir viyolasını zihinsel engelli çocuklar için konuşturdu bu resitalde.

Konseri düzenleyen Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), 1982 yılında kendisi de zihinsel engelli bir çocuk sahibi olan Sayın Makbule Ölçen başkanlığında, bir grup gönüllü ve engelli çocuk ailesi tarafından kurulmuş. ZİÇEV’in temel hedefi; Türkiye’de zihinsel yetersiz çocukların yeterli eğitim, rehabilitasyon ve bakım şartlarına kavuşabilmeleri için gerekli olanak ve ortamları yaratmak, meslek kazanmalarına yardımcı olmak, uzun vadede bu şartların kalıcılığını güvence altına almak ve kimsesiz zihinsel yetersizlere yaşamları boyu sahip çıkmak.
Genel merkezi Ankara’da bulunan ZİÇEV’in, Adana, Antalya, Bolu, Elazığ, İskenderun, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Manisa, Mersin, Niksar, Samsun, Tarsus ve Tekirdağ’da şubeleri var. Bu vakıf, ülkemizde zihinsel engelli çocukların eğitimiyle ilgilenen ilk sivil toplum örgütü. Kuruluşunda iki temel amaç bulunuyor:

1. Zihinsel açıdan yetersiz çocuklara alabilecekleri eğitimi en üst seviyede, konusunda uzman eğitmenlerle, en uygun fiziki mekânlarda, en modern ve gelişmiş araç gereç kullanımıyla, ulusal ve uluslararası programlar uygulanarak vermek ve bu konuda uluslararası standartları yakalamak.

2. Zihinsel açıdan yetersiz bireylerin tıbbi, fiziksel, ruhsal ve sosyal tüm ihtiyaçları göz önüne alınarak düzenlenmiş alt yapıları mükemmel mekânlarda, kişilerin merhametine muhtaç olmadan, kurumsal güvencelerle yaşantılarını devam ettirebilecekleri “Yaşam Merkezleri” hayata geçirebilmek.

ZİÇEV, Genel Merkezi ve on beş şubesi ile, iki bine yakın zihinsel engelliye eğitim hizmeti veriyor; ailelerine umut ışığı oluyor.

Devlet-toplum el ele ilkesi ile çalışan Vakıf Yönetim Kurulu, eğitimin niteliğini yüksek tutabileceği yeterli geliri sağlamak, Vakfın tanıtımını yapmak ve zihinsel yetersizlerin de toplumun bir bireyi olarak kabul görmesi amacıyla kamuoyu oluşturmak için, gönüllülerinin katkılarıyla çeşitli etkinlikler düzenliyor. Benim katılma şansı bulduğum keman-piyano resitali de işte bu etkinliklerden biriydi.

Yazımın başında da söylediğim gibi, resital harikaydı. Ama bu etkinliği unutulmaz kılan, ZİÇEV kurumlarında eğitim görmüş olan Seçkin Akurgal’ın resital öncesi verdiği mini konserdi. İki yaşında iken otistik tanısı konulan Seçkin’in başarısı, eğitimin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
“Zihinsel engelli bir çocuğunuz varsa, umutsuzluğa kapılmayın” diyor ZİÇEV. “Vakfımız gibi, bu alandaki ciddi gönüllü kuruluşlara başvurun. Bu kurumların varlığını sürdürebilmesi için, siz de payınıza düşeni yapın. Gönüllü anne-baba olun. Yalnız olmadığınızı, sizi dimdik ayakta tutacak gücü kazandığınızı göreceksiniz.”
Bu köşede engelliler ve engellerle ilgili yazılar yazarken, çok şey öğrendim. Örneğin, engellilerle ilgili sivil toplum örgütlerinin hemen hemen hepsinin kurucularının engelli çocuk aileleri olduğunu bilmiyordum. Bu ailelerin bir araya gelip birbirlerine destek olmak istemeleri tabii ki çok güzel. Ama, inanıyorum ki, engelli çocuğu olmayan ailelerin de onların yanında yer almaları çok daha güzel. Gelin onları yalnız bırakmayalım….
Engellerimizi hissettirmeyecek, engelsiz bir yaşam dileği ile…

(alıntı: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19443581.asp)