Anasayfa / Genel / Basında Ziçev (2011)

Basında Ziçev (2011)

Cumhuriyet Gazetesi – Efesten Örnek Hareket

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-cumhuriyet27.12.2011

Sabah Gazetesi – Efes Doğru Yolda

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-sabah_27.12.2011

Vatan Gazetesi – Anadolu Efes’ten anlamlı Ziyaret

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-vatan27.12.2011

Hürriyet Gazetesi – Anadolu Efes’ten anlamlı ziyaret

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-hurriyet27.12.2011

Haber Türk Spor Gazetesi – Anlamlı ziyaret

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-haberturk_spor27.12.2011

Milliyet Gazetesi – Anadolu Efes’ten anlamlı ziyaret

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-milliyet27.12.2011

Posta Gazetesi – Efes gönülleri fethetti

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-posta27.12.2011

Ege Telgraf – Üç hedefimizde de en başta yarışırıyoruz

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-ege_telgraf27.12.2011

Yeni Çağ Gazetesi – Anadolu Efes’ten anlamlı ziyaret

27 Aralık 2011, Salı

etkinlikler-basinda-yeni_cag27.12.2011

Elektronik Haberler – Anadolu Efes Basketbol Takımının İstanbul Şubesini ziyareti

27 Aralık 2011,Salı

Anadolu Efes Basketbol Takımının, sosyal sorumluluk projesi Mavi Buluşmalar kapsamında, İstanbul Şubesini ziyareti ile ilgili e-gazete bağlantılrı:

Milliyet Gazetesi – Zihinsel engelli çocukların kermesi

21 Aralık 2011, Çarşamba (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-gazete_kupuru3etkinlikler-basinda-gazete_kupuru1

Gölbaşı Taraf Gazetesi – LCW’’DEN ZİÇEV ÇOCUKLARINA ARMAĞAN

03 Kasım 2011, Perşembe (Internet)

http://www.golbasitaraf.com/news_detail.php?id=4594

Haber Türk – Ziçev’den araba anahtarını aldı

30 Eylül 2011, Cuma (Güncel)

etkinlikler-basinda-haberturk.piyango

Hürriyet Gazetesi – Ziçev talihlisi anahtarını aldı

30 Eylül 2011, Cuma (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-hurriyet_piyango

Sabah Gazetesi – Küçük Adımlar

12 Eylül 2011, Pazartesi (Güney Eki)
Füsun Ersoy

etkinlikler-basinda-sabah_12092011Psikologlar çocuğunuzun sağlıklı gelişiminin izlenmesine ve gelişimindeki normalden sapmaların tanımlanmasına yönelik birçok değerlendirme araçları kullanırlar. Güvenilir değerlendirmelerin yapılmasıyla risk altındaki çocukları erken dönemde tanıyabilir ve doğru değerlendirme yaparak gerekli müdahaleleri yapabiliriz. Anne babaların çocuklarındaki bu gelişmeleri bilinçli bir şekilde gözleyebilmelerinin çocuklarının sağlıklı gelişimine katkısı oldukça fazla olacaktır.

Küçük Adımlar; gelişimsel geriliği olan çocukların anne-babalarına yönelik olarak hazırlanmış bir erken eğitim programıdır. Çocuğun ev ortamında eğitilebilmesi için kolayca uygulanabilir ilkeler sunmaktadır. Bu program anne-babanın, çocuklarının en önemli öğretmenleri olduğu görüşünü benimsemektedir. Küçük Adımlar yalnızca öğretim programı açısından değil, aynı zamanda ne, nasıl öğretilmeli konusundaki yaklaşımı açısından da ailelere fayda sağlayacaktır.

Küçük Adımlar’ın ilkelerinden bazıları şunlardır:

Bütün çocuklar öğrenebilirler. Zihinsel geriliği olan çocuk daha yavaş öğrenir ama öğrenebilir.

Engelli çocukların tüm çocukların öğrendiği ve kullandığı becerileri öğrenmeleri gerekir.Bu beceriler, onların oynamalarına, başkalarıyla etkileşimde bulunmalarına, en üst düzeyde bağımsızlık kazanmalarına ve toplumun birer üyesi haline gelmelerine yardımcı olacak becerilerdir.

Anne babalar çocuklarının en önemli öğretmenleridir.

Yaşamın ilk yılları, öğrenme için çok önemlidir. Eğitim, çocuğun sorunu anlaşılır anlaşılmaz başlamalıdır.

Her çocuk farklıdır, her aile farklıdır.

Beş temel gelişim alanına (çocuğunuzun iletişim, büyük kas, küçük kas, alıcı dil ve kişisel ve toplumsal becerilerine) yönelik Küçük Adımlar Programı’nın bir ayağını da Adana’da, Türkiye’de on beş şubesi bulunan benim de mensubu olduğum ZİÇEV’de başlatıyoruz.

Amacımız; 0-4 yaş diliminde olan çocukların beş temel gelişim alanına odaklı becerilerinin kazandırılmasında eğitimcilerimiz, aile danışmanlığı şeklinde çalışarak önce ailenin ve dolayısıyla çocuğun ilk aylardan itibaren gelişimini ve eğitimini yakından takip edip yönlendirmesidir. Bu projeyi sizlerle paylaşmamazlık edemezdim. Bebekleriniz için çok değerli olan zamanı verimli kullanmanız dileğiyle; gönlünüzce bir hafta geçirmenizi dilerim.

Photo77 Digital – Ziçev ve Sille Sanat Sarayı

2011/05 (Eylül-Ekim)
Reha Bilir

etkinlikler-basinda-photodigital1-2

Lise yıllarımda başlayan fotoğraf merakım, ilerleyen yıllarda da artarak büyüdü vr hayatımda önemli bir yer aldı. Bitmek tükenmek bilmeyen bu tutku beni hep üretkenliğe yöneltti. Başlangıçta yakın çevremdeki arkadaşlarla ya da aile bireyleriyle paylaştığım fotoğraflarımı daha geniş insan topluluğuna ulaştırabilmek için sergi açma isteği büyük bir heyecanla büyüyordu. İçimde. O yıllarda henüz bilgisayar ve internet gibi sözcükler hayatımızda olmadığı için, “fotoğraf paylaşım siteleri” de akla bile gelemeyecek kavramlardı. Fotoğraf birikimlerimi ilk olarak doğduğum ve büyüdüğüm yer olan Beyşehir’de paylaşmak istedim. Sergi için seçtiğim fotoğraflar hazırdı, heyecanım vardı, ne yazık ki Beyşehir’de bir sergi açabilecek bir sergi salonu yoktu. Fotoğraflarımı sergileyecek uygun bir mekan aramaya başladım. Halı sahaların hayatımıza girdiği ilk yıllara rastlayan o dönemde, ben de bir arkadaşımın halı saha tesisinin kafe bölümünde sergiyi açmaya karar verdim ve 1991 yılının 10 Kasım günü ilk sergimi açtım; “Beyşehir’i ve Doğayı Sevmek”.

Aslına bakarsanız o yıllarda değil Beyşehir’de, Anadolu’nun herhangi bir şehrinde sergi salonu bulmak neredeyse imkansızdı. Üzülerek söylüyorum ki, durum günümüzde de çok farklı değil. Pek çok şehirde sanatçıların eserlerini görücüye çıkaracakları, birikimlerini paylaşacakları, insanlarla fikir alışverişinde bulunacakları galeriler bulunmuyor. Örneğin, Konya’da, Devlet Güzel Sanatlar Galerisi ve üniversite yerleşkesi içindeki Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nin dışında sergi salonu bulamazsınız. Yıllar önce sizlere buradan “Vergiden Sergiye” başlığı ile yazdığım N. Altan Tufan Sanat Galerisi de artık aktif değil. Büyük alışveriş merkezlerinin geniş alanları sergi salonu olarak kullanılabiliyor. Bu alanlarda açılan sergilerin büyük izleyici topluluklarına ulaştığı da bir gerçek. Ancak; sanat galerisi, sergi salonu olarak kullanılan, sanat söyleşilerinin yapıldığı, sanat seminerlerinin gerçekleştiği yerler yok ne yazık ki.

Beyşehir’deki ilk sergimde yaşadığım sergi mekanı sorunu, daha o günlerde ilerde kendime ait bir sergi salonumun olacağı fikrini yerleştirmişti hayalime. Yirmi yıl sonra, o yıllarda içime düşen fikrin ilk kıvılcımları bugün Konya‘nın tarihi mekanı Sille’de Selçuklu Belediyesi’nin katkıları ile hayat buluyor. Selçuklu Belediyesi’nden kiraladığım mekanda başlayan Sille Sanat Sarayı etkinlikleri, çok yakın zamanda Sille’de kendime ait mekanda devam edecek ve Konya’da bir sergi salonu sanat insanlarının hizmetinde olacak.

Geçtiğimiz Mart ayında Yakın Doğu Üniversitesi’nin fotoğraf günlerinde, emek vererek hazırlanmış çalışmaların içinde beni derinden etkileyen çok özel bir gösteri vardı. Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı-ZİÇEV Fotoğraf Atölyesi öğrencilerinin kendileri gibi özel, yürekleri gibi duru olan fotoğraflarını görür görmez bu değerli çalışmanın Konya’da paylaşılması gerektiğini düşündüm. Uzun zamandan beri kurmak istediğim sanat galerisini, toplumda fark edilmedikleri halde en çok farkında olmamız gereken bu azimli çocuklarımızın çalışmaları ile açmaya karar verdim. Elbette böyle bir sanat evinin açılışını ülkemizin, belki de dünyanın en popüler fotoğrafçılarından birinin çalışması ile açarak duyurusunu daha geniş kitlelere ulaştırabilirdim. Ama konuyu onların yüreği ve benim ilk sergimde duyduğum heyecanla düşününce, ZİÇEV öğrencilerinin sevgisinin ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Atölye sorumlusu Faika Berat Taşkıran’a sunduğum öneriden olumlu cevap alınca hazırlıklara başladım.

1 Temmuz günü Ankara, İstanbul ve İzmir’den gelen sekiz öğrencimizin, öğrencilerimizin eğitmenlerinin, protokolün ve Konyalı sanatseverlerin katılımı ile harika bir açılış yaptık. Atölye öğrencilerinin sergilerinin açılışının ardından fotoğraf gösterilerini izledik. Bu dakikalarda çocuklarımızın yaşadıkları andan aldıkları keyif, gözlerinde parlayan ışıktan, sözlerinden akan heyecan dolu çığlıklardan belli oluyordu. Her biri, açılışa gelen konuklara heyecanla kendi fotoğrafını göstermek, ortaya koydukları eserlerde yaşadıkları gururu paylaşmak istiyordu. Konya’da açılan bu sergide yaşanan duygu dolu anlar unutulacak gibi değil. Ne iyi ettik de Sille Sanat Sarayı’nın açılışını Erkan’ın, Damla’nın, İbrahim’in, Özer’in, Habibe’nin, Ahmet’in, Atike’nin ve Turaç’ın fotoğraflarından oluşan sergi ile yaptık.

Sille Sanat Sarayı fotoğraf Atölyesi olarak misafirlerimizle beraber Konya’da unutulmayacak bir hafta sonu geçirdik. Kendi düşüncelerinin ürünü olan fotoğraflarını çekerken onları hayranlıkla izledik. Deklanşöre basma tutkusunun onları hayata nasıl bağladığını gördük. Ortak noktamız olan fotoğraf, bizleri bir etkinlik için bir araya getirirken tertemiz yüreklerinden uzattıkları sevgileri aramızda bir kardeşlik bağı oluşturdu. Programın son gününde ayrılıyor olmanın verdiği burukluk tekrar görüşebilme umudu ile vedalaştık.

ZİÇEV Fotoğraf Atölyesi öğrencilerinden aldığım enerji büyük şehirlerimiz dışında benzeri olmayan bu özel mekana uygun bir açılış yapmış olduğumun bir göstergesiydi. ZİÇEV öğrencileri ile Konya’da yaptığımız etkinlikte katkıları ile destek olan başta Konya Valisi Sayın Aydın Nezih Doğan’a ve değerli eşine, Konya İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Mustafa Çıpan’a, Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a, başkan yardımcıları Hayrettin Yalınız ve Muharrem Başaltun’a,Sille Sanat Sarayı Fotoğraf Atölyesi üyesi sevgili dostlarıma ne kadar teşekkür etsem yetersiz kalacaktır.

Sille Sanat Sarayı, sanat hayatına ilk adımını attığı bu sergiden sonra, fotoğraf ve sanat dünyamızın da hizmetinde olacaktır.

Hepinize sevgi dolu, ışıklı günler diliyorum.

Not: Sille Sanat Sarayı’nın etkinliklerini www.sillesanat.com adresinde takip edebilir, kendinize ait duyurularınız için sillesanat@yahoo.com adresine yazabilirsiniz.

Milliyet Gazetesi – Çocuklar onun gerçek hayatı

12 Ağustos 2011, Cuma (Ankara Eki)
Gizem Karakış

etkinlikler-basinda-resim_yapma02Haber Metni

ABD’li Sanatçı Timothy Lomas, Amerikan Büyükelçiliği tarafından düzenlenen sanat atölyelerinde Ankara’da yaşayan engellilerle buluştu. Devlet Tiyatrosu Opera ve Balesi Çalışanları Vakfı (TOBAV) ve Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı’nın (ZİÇEV)

etkinlikler-basinda-resim_yapma01katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte Lomas, engellilere resim yapmayı öğretti, onlarla yemek yedi, oyunlar oynadı. 7’den 70’e birçok engellinin katıldığı etkinlikte renkli tablolar oluştu.

Lomas, kendini sanata ve çocuklara adamış New Yorklu bir sanatçı. 1982 yılında New York’ta kurduğu okulda çocukları sanat ile tanıştırmaya başlamış. Bugün ise ülke ülke gezerek sanatını çocuklara aktarıyor. Lomas, geçtiğimiz günlerde Amerikan Büyükelçiliği tarafından düzenlenen bir etkinlik kapsamında engellilerle bir araya geldi. Onlarla bir hafta boyunca resim yaptı, oyun oynadı, yemek yedi, birlikte uyudu. Ankaralı gönüllü çocukların da katıldığı etkinlikte kimi zaman duygulu, kimi zaman ise eğlenceli anlar yaşandı.

Lomas Ankara Milliyet’e sanat hayatını ve Ankara’da gerçekleştirdiği etkinliği anlattı:

İletişim kurmak zor
Kendinizden ve projenizden bahseder misiniz?

Hayatımı sanat ve çocuklara adadım. Resim yapmaya başladığım yıllarda, öğretmen olmaya ve bilgilerimi çocuklara aktarmaya karar verdim. Öğretmen olduktan sonra New York’ta “The Ideal School of Manhattan” adında bir okul kurdum. Daha sonra “Küresel Çocuk Programı” (Global Children’s Art Programme) etkinliğini hayata geçirdim ve ülke ülke dolaşmaya başladım. Bu kapsamda Amerikan Büyükelçiliği beni Türkiye’ye davet etti. Bu teklifi duyduğumda çok sevindim. Proje Sinop’ta başladı. Daha sonra Ankara’ya geldik. Burada engelli çocuklarla birlikte uyuduk, uyandık, resim yaptık, yemek yedik. İlk kez Türkiye’ye geliyorum. Ankara güzel bir şehir.

Peki Türkçe bilmiyorsunuz. Sizin için çocuklarla anlaşmak ve onlara resim yapmayı öğretmek zor olmuyor mu?

Kamboçya ve Tayland gibi pek çok ülkede buna benzer projelerde yer aldım. Örneğin, Tayland’da duyma engelli çocuklarla çalıştım. Orada çocuklarla işaret yoluyla anlaşabiliyorduk. Gittiğim ülkelerin konuştuğu dilleri çoğunlukla bilmiyorum. Ankara’da da bu böyle… Türkçe bilmiyorum ama, sanat ve yaratıcılık yoluyla her şekilde iletişim kuruluyor. Tabii ki farklı kültürlerle ve insanlarla iletişim kurmak zor oluyor. İlk gün her zaman zor gün olur aslında, ama daha sonra kolaylaşır.

Çocuğum gibi görüyorum
Sanıyorum evli değilsiniz ve çocuğunuz da yok. Evlat edinmeyi düşündünüz mü?

Çocuğum yok. Evlat edinmeyi çok düşündüm. Ama bu tempoda zor oldu. Benim gibi tüm günü çocuklarla geçen biri için evde biraz mola vermek iyi oluyor. Bu hayatımda dengeyi sağlıyor. Birlikte çalıştığım çocuklarla aramda çok özel bir bağ var. Onları çocuğum gibi görüyorum. New York’taki okulumda öğrencilerimi ilk tanıdığımda küçüklerdi, şimdi hepsi birer yetişkin oldu. Bugün yanıma gelip, “beni hatırladınız mı öğretmenim” diyorlar.Bu beni çok mutlu ediyor. 1982 yılından beri New York’ta öğretmenlik yapıyorum. Sokakta bazen eski öğrencilerim beni görüyor ve yanıma geliyor. O kadar yıl geçmesine rağmen onların isimlerini hatırlıyorum.

Okulunuzda ya da gittiğiniz bir ülkede yeteneğini fark ettiğiniz ve yrtiştirdiğiniz çocuklar da oldu mu?

Tabii ki oldu. Ben “küresel çocuk” adını verdiğim bir program ile dünyayı geziyorum. Bu programda farklı kültürlerde farklı sanat alanlarında önemli yeteneklerle karşılaşıyorsunuz. Bu bana onları farklı kültürdeki yeteneklerle kıyaslayabilme imkanı sağlıyor. Elçilikler de küresel değişimi sağlamaya çalışıyorlar. Bu gibi projelerle biz de onlara destek oluyoruz. Bu çalışmalar sayesinde onlar da küçük yaştan itibaren farklı kültürlere saygı duymayı öğreniyorlar. İnanıyorum ki, bu deneyim onların hayatı boyunca yanlarında olacak. Bu gibi projelerle çocuklara önyargılı olmaması gerektiğini de öğretmiş oluyoruz. Her bir kültürün kendi içinde ne kadar özel genç yaşta öğrendiklerinde ilerleyen yaşlarında, bu kişilerin farklı kültürlere düşman olabilme durumlarının da önüne geçmiş oluyoruz.

Önyargılar yıkılıyor

Proje boyunca Lomas’a yardım eden ve projeye katılan, engellilere resim yapmayı öğreten çocuklar şunları söyledi:

Irmak Baydur (12): Çok güzel bir projeydi. Engellilerle birlikte resim yaptık. Projenin ilk başlarında biraz zorlandık açıkçası. Fakat birbirimizi tanıdıkça anlaşmak daha kolay oldu. Onlara resim yapmayı öğrettik ve ortaya çok güzel sonuçlar çıktı. Muhabbet ettik ve insanlara karşı önyargılı olunmaması gerektiğini öğrendik.

Burcu Kanaç (10): İlk defa böyle bir çalışmada yer aldım. İlk gün biraz çekindim. Ama sonra alıştım. Onlarla birlikte oyun oynadık ve birlikte resim yaptık. Onlara nasıl resim yapılacağını anlatmak biraz zor oldu. Ama bu zorluk çalışmamızın sonunda keyfe dönüştü. İlk defa resim yapmayı öğreniyorlardı. Güzel bir sonuç aldık. Onlar tek başlarına resim yaptıklarını gördükleri için mutlu oldular, biz de onları mutlu gördükçe daha çok mutlu olduk. Onlarla çok güzel bir arkadaşlığımız oldu.

Elif Hiçsönmez (14): Burada 40 yaşında da 10 yaşında da arkadaşlarımız oldu. İlk defa resim yapıyorlardı. Fırça ve boyayı ilk kez görüyorlardı. Onlarla resim yapıp sohbet etmek benim için çok özeldi. Çok güzel bir çalışma oldu. Arkadaşlarıma da bu gibi projelerde yer almalarını öneriyorum.

ZİÇEV’den Düzeltme: Yukarıda haberi verilen ve ZİÇEV Ankara’da uygulanan bu proje çok yönlü yararlar sağlamıştır. ZİÇEV, eğitimde spor ve sanata büyük önem veren bir kurumdur. Müzik, drama, fotoğrafçılık ve resim alanlarında yoğun çalışmalar yapılmaktadır. ZİÇEV çocukları ulusal resim yarışmalarında dereceler almışlardır.Dolayısıyl, elbette ilk kez resim yapmıyorlar. Ancak böylesine duyarlı, sevecen genç gönüllülerle de birlikte olmaktan büyük mutluluk duydular. Sevgili genç gönüllülerimizin bu konudaki yanılgıları, ZİÇEV ile ilk kez tanışmalarından ve henüz yeterince bilgi edinemediklerinden kaynaklanmaktadır.

Milliyet Gazetesi – Engelleri Aşıp Uçtular

19 Mayıs 2011, Perşembe (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-basin_turk_kusu

Gölbaşı Taraf Gazetesi – Küçük Adımlar Programı Başladı

09 Mayıs 2011,Pazartesi

ZİÇEV’den Engelli Ailelerine Büyük Destek:

http://www.golbasitaraf.com/news_detail.php?id=4066

Gölbaşı Yeni Haber Gazetesi – Caner Ekin, Mogan Gölü’nde kulaç atacak

07 Mayıs 2011,Cumartesi (Internet)
Aslı Uyur Öztürk

etkinlikler-basinda-golbasi_-yeni_haberCaner’in hedefi ise İstanbul Boğazı’nda rekor denemesi yapmak Aslı Uyur ÖZTÜRK Down Sendromlu Caner Ekin, Mogan Gölü’nde kulaç atmaya hazırlanıyor. Down Sendromlu Caner Ekin, Mogan Gölü’nde kulaç atacak Caner’in hedefi ise İstanbul Boğazı’nda rekor denemesi yapmak Down Sendromlu Caner Ekin, Mogan Gölü’nde kulaç atmaya hazırlanıyor. Daha önce havuzda ve denizde yüzen başarılı sporcu ilk kez bir gölde yüzecek. 2003 yılında İrlanda’nın Dublin Kenti’nde düzenlenen Dünya Özel Olimpiyatları’nda ilk kez 25 metre serbest ve 25 metre sırtüstü yarışlarında Türkiye’ye iki altın madalya kazandıran Caner, Mogan Gölü’ndeki yüzüşüyle engellilerin neler yapabileceğini gösterecek. Caner’in en büyük hedefi ise İstanbul Boğazı’nda karşıdan karşıya geçerek, en büyük rekorunu kırmak. Özel hazırlanan mayosuyla 19 Mayıs Gençlik Haftası içinde Mogan Gölü’ne atlayacak. 2 kilometrelik mesafeyi yarım saat içinde yüzmeyi planlayan Caner’i Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünisa Gül’ün de izlemesi bekleniyor. Güvenlik önlemlerinin üst seviyede alınacağı etkinlikte Caner’i iki tekne takip edecek. Teknelerden birinde görüntü almak isteyen basın mensupları bulunacak, diğer teknede ise profesyonel bir dalgıç, doktor ve hemşire yer alacak.

Sabah Gazetesi – Caner, Mogan’da rekor kıracak

07 Mayıs 2011, Cumartesi (Ankara Eki)
Aslı Uyur Öztürk

etkinlikler-basinda-gazetesabah_caner2

Haber Metni

Down Sendromlu Caner Ekin, Mogan Gölü’nde kulaç atacak. Caner’in hedefi ise İstanbul Boğazı’nda rekor denemesi yapmak.

Down Sendromlu Caner Ekin, Mogan Gölü’nde kulaç atmaya hazırlanıyor. Daha önce havuzda ve denizde yüzen başarılı sporcu ilk kez bir gölde yüzecek. 2003 yılındaİrlanda’nın Dublin Kentinde düzenlenen Dünya Özel Olimpiyatları’nda ilk kez 25m. serbest ve 25m. sırtüstü yarışlarında Türkiye’ye iki altın madalya kazandıran Caner, Mogan Gölü’ndeki yüzüşüyle engellilerin neler yapabileceğini gösterecek. Caner’in en büyük hedefi ise İstanbul Boğazı’nda karşıdan karşıya geçerek, en büyük rekorunu kırmak.etkinlikler-basinda-gazetesabah_caner1

Özel hazırlanan mayosuyla 19 Mayıs Gençlik Haftası içinde Mogan Gölü’ne atlayacak. 2 kilometrelik mesafeyi yarım saat içinde yüzmeyi planlayan Caner’i Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’ün de izlemesi bekleniyor. Güvenlik önlemlerinin üst seviyede alınacağı etkinlikte Caner’i iki tekne takip edecek. Teknelerden birinde görüntü almak isteyen basın mensupları bulunacak, diğer teknede ise, profesyonel bir dalgıç, doktor ve hemşire yer alacak.

Profesyonel bir yüzücünün takip edeceği Caner’i gölün karşısında 2 bin kişi karşılayacak.

Engelli olmasına rağmen 9 yaşında spora başladı

2003 yılında tüm dünyaya ismini duyuran, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilgisini çeken Caner, spora 9 yaşında başladı. Ailesinin, engeline rağmen havuzla tanıştırdığı Caner, suyu çok sevdi. Havuzun ardından denizde yüzmeye başlayan Caner, Anıttepe Yüzme Havuzu’nda Ercüment Kantar isimli öğretmenden ders aldı. Kısa sürede başarılı olan Caner, daha sonra Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı’yla (ZİÇEV) tanıştı.

Altın madalya kazandırdı

ZİÇEV’de spor dersleri veren Osman Akdemir Caner’in yeteneğini fark ederek onunla özel ilgilendi. Akdemir, aerobik, ağırlık, jimnastik çalıştırarak efor yüklemesi yaptığıCaner’in başarısının her geçen gün arttığını fark etti. Bütün bu çalışmaların sonunda Caner ilk başarısını 2002 yılında Türkiye şampiyonluğunu alarak elde etti. 2003 yılında ise İrlanda’nın Dublin kentinde düzenlenen el Olimpiyat”larına katılan Caner, 25 metre serbest ve 25 metre sırtüstü kategorilerinde Türkiye’ye ilk kez altın madalya kazandıran sporcu oldu.

En büyük hayaliydi

Caner’in bu başarısı tüm Türkiye’de büyük ses getirdi. Daha önce evlerine hapsedilen, hiçbir şey yapamaz diye nitelendirilen engellilerin de fırsat verildiğinde bir şeyler yapabileceği anlaşıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan düzenlenen törende Caner’i başarısından dolayı kutlayarak, herkese örnek olmasını istedi. 2003’ten bu yana yine her yıl Türkiye Şampiyonu olan Caner, hocası Osman Akdemir’in desteğiyle adım adım en büyük hayalini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

Resim Yazıları

BAŞBAKAN KUTLADI

2003 yılında İrlanda’da katıldığı “Dünya Özel Olimpiyatlar’da altın madalya kazanan Caner’i o dönem ilk kutlayanlardan biri de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Kendinden çok emin olan Caner elde ettiği başarıyı ailesine armağan edecek. Caner’i çalıştıran Osman Akdemir ise en büyük hayallerinden birini gerçekleştireceğini belirterek, bu başarıyı kızları Yağmur ve Nil’e armağan edeceğini söyledi.

Haber Türk Gazetesi – 29.yıla ‘hayırlı’ kutlama töreni

24 Nisan 2011, Pazar

etkinlikler-basinda-zicev-29.yil

Hürriyet Gazetesi – Engelli çocukların bowling keyfi

25 Nisan 2011, Pazartesi (Ankara Eki)

Haber Metni

ZİÇEV Başkanı Karakoç, bu tür etkinliklerle çocukların sosyalleşmesini amaçladıklarını söyledi.

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) ile Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen organizasyonda bowling turnuvası yapıldı. Panora Alışveriş Merkezi’ndeki organizasyona ZİÇEV Başkanı Ülay Karakoç, Gölbaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhittin Arık ile zihinsel engelli çocuklar ve aileleri katıldı.

ZİÇEV Başkanı Karakoç, zihinsel engelli çocuklar için güzel bir aktivite yaptıklarını belirterek, “Burada tam bir şenlik havası vardı. Hem çocuklarımız hem de aileler büyük mutluluk yaşadı. Zihinsel engelli çocuklarımıza daha fazla organizasyon düzenleyerek onların sosyalleşmelerini istiyoruz,” dedi.

Sporla hayata tutunuyorlar

İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhittin Arık ise, zihinsel engelli çocukların sporla hayata tutunduklarını ifade ederek, “Çocuklarımız burada birbirleriyle kaynaşma ortamı yakalıyor. Gölbaşı’ndaki engelli çocuklarımızı artık evlerinden çıkarıp sosyalleşme adına gelişmelerini istiyoruz,” diye konuştu.

Sabah Gazetesi – Örnek oluşturacak bir gece düzenlediler

26 Nisan 2011, Salı (Ankara Eki)
Hüseyin Durmuş

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), kuruluşunun 29. Yılını geçen günlerde organize edilen şık bir yemekle kutladı.

Haber Metni

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) geçen günlerde bir yemek organize etti. Swissotel’de gerçekleşen yemeğe çok sayıda yardımsever davetli katıldı. Geceden elde edilen gelir ise Vakfa aktarılarak çocukların ihtiyaçlarına kullanılacak.

Konuklarla ilgilendi

Swissotel’deki yemeğe Vakfın Başkanı Ülay Karakoç ev sahipliği yaptı. Karakoç, engelli çocukların tedavisinin mümkün olduğunu belirtti. Karakoç, yemekte tüm davetlileriyle yakından ilgilendi.

Pınar Ayhan’dan müzik ziyafeti

etkinlikler-basinda-pinar_ayhan

Geceye katılanlar arasında zihinsel engelli ve yüzmede Avrupa İkincisi olan Murat Renda da bulunuyordu. Renda gecedeki sempatik tavırlarıyla konukların ilgi odağı konumundaydı.

Yardım gecesinde Türkiye’yi 2000 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Yorgunum Anla” isimli şarkısıyla temsil eden Pınar Ayhan sahne aldı. Ayhan gecede konuklara müzik ziyafeti sunarken aynı zamanda yardım davetine katılarak örnek oluşturdu. Geceye katılanlar ise yardım etmenin mutluluğunu yaşarken keyifli bir akşam geçirdi. Gecede ayrıca Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü ve Ankara Dernekler İl Müdürlüğü’nün izniyle, 5,-TL. bedelindeki eşya piyangosu biletleri de Türkiye genelinde ZİÇEV şubelerinde satışa sunuldu. Davetliler piyangolarıyla engelli çocukların eğitimine destek verecek.