Anasayfa / Genel / Basında Ziçev (2007)

Basında Ziçev (2007)

Cumhuriyet Gazetesi – ‘Engel’e Takılmadı, Şampiyon Oldu

16 Ekim 2007, Salı

etkinlikler-basinda-basinda_cumhuriyet

Vatan Gazetesi – Türkiye’ye çok özel 55 madalya ile dönüyorlar

12 Ekim 2007, Cuma

etkinlikler-basinda-basinda_vatan

Hürriyet Gazetesi – Kahramanım

07 Ekim 2007, Pazar

etkinlikler-basinda-basinda_hurriyet

Makale Metni

Kahramanım

Naim Süleymanoğlu.

Hamza Yerlikaya.

Nurcan Taylan.

Mahmut Demir.

Tanıyorsunuz değil mi?

Olimpiyat şampiyonlarımız.

* * *

Mehmet Okur.

Süreyya Ayhan.

Hakan Şükür.

Natalia Hanikoğlu.

Elvan Abeylegesse.

Mehmet Aurelio.

Bunları da tanıyorsunuz…

Millilerimiz.

* * *

Peki ya, Durducan Nevruz?

Tanımıyorsunuz değil mi?

Tanımazsınız…

Çünkü onu, diğerleri gibi manşet yapmıyorlar; naklen vermiyorlar.

Halbuki, Türkiye’nin hem ”milli” hem de ”olimpiyat şampiyonu” sporcusu Duducan… Fotoğrafını büyütüp poster gibi odama astım.

* * *

Benim kahramanım o.

* * *

Zihinsel engelli sporcuların yarıştığı, Özel Olimpiyat Oyunları, Çin’de başladı. 167 ülkeden, 7 bin 200 sporcu katılıyor. Açılış töreninde, 80 bin kişilik Şanghay Olimpiyat Stadı, hıncahınç doldu… Başta ABD, 12 ülkede “naklen” yayınlandı! Arnold Schwarzenegger, Colin Farrell, Vanessa Williams, Yao Ming gibi dünyaca ünlü yıldızlar oradaydı.

Türkiye de var orada…

62 sporcumuzla birlikte.

Aslında 20 kategori var; biz futbol, basketbol, voleybol, atletizm, yüzme, masa tenisi ve bowling dallarıyla katılıyoruz.Türkiye Özel Sporcular Derneği Onursal Başkanı Dilek Sabancı da orada… Kafilemizin resmi geçidi sırasında, Coca Cola’nın 1 Numarası, Türkiye’nin gururu Muhtar Kent de, çocuklarımızla birlikte yürüdü; elinde Türk Bayrağıyla.

Dünya bu olimpiyatı konuşuyor.

Yok di mi haberiniz?

* * *

Durducan, 15 yaşında.

Down sendromlu.

100 metre sırtüstünde Olimpiyat Şampiyonu oldu, Olimpiyat Şampiyonu… Ay yıldızlı formasının göğsüne taktı, altın madalyasını.

İstiklal Marşımızı dinletti.

Duymadınız…

* * *

Bowling takımımız da, 191 puanla Olimpiyat Şampiyonu oldu. Bu puan, Özel Olimpiyat Tarihi’nin rekoru!

Yine yüzmede, Fatih Türkmen ve İsmail Cem Alev, gümüş madalya aldı.

Özlem Turanlı, bronz.

Basketbol milli takımımız, Japonya’yı devirdi, finale çıktı, rakibimiz İspanya… Voleybol milli takımımız, Çin’i eze eze yendi; Jamaika ile Yunanistanı’ı rezil etti; hep 2-0… Sırada Rusya ve Finlandiya var.

En genç millimiz, 10 yaşında.

Gökay Aydemir… Jimnastikçi.

Kafilenin adeta maskotu.

Herkes ona sarılmak istiyor, herkes onun yanağından makas almak istiyor, herkes onu öpmek istiyor.

O sıkılıyor.

Elinde meyve suy, sessiz sakin bir kenarda oturmak istiyor; kimseyle konuşmadan, kimseyle göz göze gelmeden… Her zamanki gibi.

Tanımıyorsunuz değil mi?

Tanımazsınız.

* * *

Kendi ağırlığının 3 katını kaldıran dünyadaki ilk insan Naim, ”Türk gibi kuvvetli” olduğu için kaldırmamıştı o ağırlığı…

Allah vergisiydi.

Bel kemiğine saplanan omurgasının çapı, normal insanlara oranla 2 kat büyüktü.

Yani doğuştan.

* * *

Durducan’ın durumu da doğuştan.

Onunki de Allah vergisi.

Niye birini alkışlayıp öbürünü alkışlamıyorsunuz ki?

Niye birinin müsabakasını naklen verip öbürünü vermiyorsunuz?

Ne işe yarar TRT?

Spor programlarına telefonla bağlanıp fırça mırça atan RTÜK Başkanı… Aloo?

* * *

Gelişmiş bir ülkeye gidin, ”ne kadar çok engelli var bu ülkede” dersiniz… Her yerde görürsünüz. Çünkü o ülkelerin engelli vatandaşları, hayatın içinde yer alabilir. O ülkeler, engelli vatandaşlarını düşünür, ona göre dizayn eder şehirlerini…

Ya Türkiye?

Gelsin buraya bir yabancı, ”bu ülkede hiç engelli yok” der. Çünkü engelli vatandaşlarımız, hayatın içinde yer alamaz. Çünkü, kömür, bulgur dağıtanlar, sadakayı bile şova dönüştürenler, iftarları Olimpiyat Çadırı2Nda yapanlar, engelli vatandaşlarımız için kılını bile kıpırdatmaz.Çünkü zihinsel ve bedensel engelleri nedeniyle ”oy veremez” o vatandaşların çoğu!

E oy yoksa, niye hizmet olsun ki?

* * *

Lütfen… Olimpiyatın bitmesine 5 gün daha var. Gösterin şu çocukları…

Manşet yapın, naklen verin.

Çünkü diyor ki onlar…

”Bana kazanma şansı verin!

Kazanamasam bile…

Destekleyin!”

Tek istekleri bu.

Posta Gazetesi – Kazanma şansını kullandılar, kazandılar!

07 Ekim 2007, Pazar

etkinlikler-basinda-basinda_posta

Milliyet Gazetesi – İşte Altın Takım

06 Ekim 2007, Cumartesi

etkinlikler-basinda-basinda_milliyet

Halkın Gazetesi Birgün – Ankara Kalesi Şenlikleri’ne katılıyorlar

18 Haziran 2007, Pazartesi

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) bünyesindeki 18 çocuk ve genç de, gördükleri 5 aylık eğitimin ardından 16 Haziran’da Ankara Kalesi’nde sergi açtı.

Zihinsel engelli çocuk ve gençlerin fotoğraf serüveni, internet üzerinde Fotoritim dergisi ve fotoğraf paylaşım sitelerinde açılan bir kampanyayla başladı. Buradan elde edilen bağışlarla alınan 4 fotoğraf makinesi, yaşamlarında yeni bir pencere açtı. ZİÇEV bünyesinde başlatılan atölye çalışmaları, şubat ayında zihinsel engellilere yönelik kursun açılmasıyla sonuçlandı. Burada eğitim gören 8-24 yaşları arasındaki 18 çocuk ve genç, önce makine kullanımı ve temel fotoğraf eğitimini, fotoğraf izlemeyi, fotoğraflayacağı objeleri tanımayı öğrendi. Sonraki adım, fotoğraf üzerine sohbetler ve sonunda fotoğraf çekmek oldu. Ve çekilen fotoğraflar birbirini izledi.

ZİÇEV Fotoğraf Atölyesi’nin Ankara Kalesi Şenlikleri kapsamında başkentlilerle buluşan “…Zihin… – Ergo Sum” başlıklı sergisinde zihinsel engellilerin çektiği yol, göl manzarası ve çevre detaylarının yanında, birbirlerini ve okuldaki yaşamlarını yansıtan kareler de var. Fotoğraf eğitmenlerinden Faika Berat Pehlivan, atölyenin, çocukların yararlı hobi edinmesi, doğayı, insanları ve objeleri yepyeni bir bakış açısıyla algılama yeteneklerinin gelişmesini hedeflediğini söyledi.

Hürriyet Internet – Bu fotoğraflar gönül gözüyle

16 Haziran 2007, Cumartesi
Seval OCAK-Burcu BİLGİN/A.A.

Hayatı vizörün arkasından tanımayı, yaşamın her anını ölümsüzleştirmeyi sağlayan fotoğraf tutkusu, hayata “engellerle” başlayan çocuk ve gençlerin yaşamlarında farklı ufuklar açtı.

Dünyaya fotoğraf tutkusuyla bağlanan sayısız insanın arasına, engelli bireyler de katıldı. İki farklı atölyede fotoğraf çekmeyi öğrenen çocuklar, 16 Haziran’da iki farklı sergiyle fotoğraf karelerini paylaşmaya hazırlanıyor.

Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) ve Gönül Turgut Özel Eğitim kurumunun ortak çalışması “Azıcık Işığın Peşinde” projesi ile farklı düzeylerde görme engelli çocuklar fotoğraf çekiyor.

Proje kapsamında çoğu dürbünlü gözlük kullanan ve yüzde 10-40 arasında görme kaybı bulunan 11 çocuk ile görme kaybı olmayan bir çocuğa fotoğraf eğitimi verildi. Çocukların fotoğraflarının yer aldığı sergi, yarın Yüksel Caddesi’nde açılacak.

BU BİR MEYDAN OKUMA

AFSAD Çocuk Atölyeleri Şefi Fazlı Öztürk, projenin fotoğraf konusundaki engelleri ortadan kaldırdığını söyledi. Fotoğraf ile görmek arasında bağ kurulduğunu ifade eden Öztürk, çocukların az görmesinin tezat gibi sunulduğunu, bunu doğru bulmadıklarını ifade etti. Öztürk, “Çünkü yüzde 10-40 arasında görme engeli olan çocuklarımız var. Görmenin, fotoğrafın tek kuralı olmadığından yola çıktık. Bir taraftan da bu bir meydan okuma” dedi.

Fotoğrafın, ayrımları ortadan kaldırabildiğini anlatmak istediklerini ifade eden Öztürk, çocuklara fotoğraf sayesinde yaklaştıklarını kaydetti.

Kursun ilk bölümünde makine kullanmayı öğrettiklerini anlatan Öztürk, geliştirdikleri sistemde her çocuğa dersin tekrarını yaptıran asistanlar bulunduğunu belirtti. Kursun yeni konusunun çocukların aileleri ve yaşadıkları ev olduğunu da aktaran Öztürk, Eylül ayında da iki farklı atölye açılacağını belirtti.

ZİÇEV DE SERGİ AÇIYOR

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) bünyesindeki 18 çocuk ve genç de, gördükleri beş aylık eğitimin ardından yarın Ankara Kalesi’nde sergi açmaya hazırlanıyor.

ZİÇEV bünyesinde başlatılan atölye çalışmaları, Şubat ayında zihinsel engellilere yönelik kursun açılmasıyla sonuçlandı. Burada eğitim gören 8-24 yaşları arasındaki 18 çocuk ve genç, önce makineyi tutmayı, makine kullanımına yönelik ve basit temel fotoğraf eğitimini, fotoğraf izlemeyi, fotoğraflayacağı objeleri tanımayı öğrendi. Sonraki adım, fotoğraf üzerine sohbetler ve sonunda fotoğraf çekmek oldu.

YEPYENİ BİR BAKIŞ AÇISI

Sergiyle ilgili bilgi veren fotoğraf eğitmenlerinden Faika Berat Pehlivan, atölyenin, çocukların yararlı hobi edinmesi, doğayı, insanları ve objeleri yepyeni bir bakış açısıyla algılama yeteneklerinin gelişmesini hedeflediğini söyledi.

Dürbün kullanıyor

İlköğretim öğrencisi 10 olan Dilşah Topçuoğlu az gördüğü için fotoğraf çekerken özel bir dürbün kullanmak zorunda olduğunu ifade ediyor. Topçuoğlu, “Dürbün sayesinde uzaklar yakın oluyor. Fotoğraf çekmek, çok keyifli. Ben manzara çekimlerini çok seviyorum. Fotoğraf çekmek güzel bir duygu. Büyüyünce de bu mesleği geliştirmek istiyorum. Bol bol fotoğraf çekmek istiyorum. Fotoğrafla var olanı, gerçeği çok farklı şekilde gösterebiliyoruz” diyor.

Hiçbirşey engel değil

Projeye katılan çocuklardan, lise öğrencisi, yüzde 40 görme engelli ve albino hastası 17 yaşındaki Oğuz Menger de bu serüvene atılanlardan. Menger, sonu mutlu biten fotoğraf yolculuğunu aktarırken, engelli olmasının fotoğraf çekmesine etki etmediğini söyledi. “İnsanın eli kolu bağlıysa veya zihinsel bir sorunu varsa bu tür şeyler yapamayabilir. Bunların dışında, hiçbir şey engel değildir” diyen Menger, kendisini engelli olarak görmenin insanın önündeki asıl “engel” olduğunu belirtti. Uzun yıllardır fotoğrafa ilgi duyduğunu anlatan Menger, babasının makinesini kullanmayı çocukluğundan beri istediğini, projeye katıldıktan sonra kullanabildiğini de söyledi.

Milliyet Internet – Objektifleriyle ‘engel’ tanımayan yürekler

14 Haziran 2007, Perşembe

Dünyaya fotoğraf tutkusuyla bağlanan sayısız insanın arasına, engelli bireyler de katıldı.

İki farklı atölyede fotoğraf çekmeyi öğrenen çocuklar, 16 Haziran’da iki farklı sergiyle fotoğraf karelerini paylaşmaya hazırlanıyor. Hayatı vizörün arkasından tanımayı, yaşamın her anını ölümsüzleştirmeyi sağlayan fotoğraf tutkusu, hayata “engellerle” başlayan çocuk ve gençlerin yaşamlarında farklı ufuklar açtı.

Gönül gözüyle

Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) ve Gönül Turgut Özel Eğitim kurumunun ortak çalışması “Azıcık Işığın Peşinde” Projesi ile farklı düzeylerde görme engelli çocuklar fotoğraf çekiyor.

Proje kapsamında çoğu dürbünlü gözlük kullanan ve yüzde 10-40 arasında görme kaybı bulunan 11 çocuk ile görme kaybı olmayan bir çocuğa fotoğraf eğitimi verildi. Çocukların fotoğraflarının yer aldığı sergi, 16 Haziran’da Yüksel Caddesi’nde açılacak.

Projeye katılan çocuklardan, lise öğrencisi, yüzde 40 görme engelli ve albino hastası Oğuz Menger (17) de bu serüvene atılanlardan… Menger,

AA muhabirine sonu mutlu biten fotoğraf yolculuğunu aktarırken, engelli olmasının fotoğraf çekmesine etki etmediğini söyledi.

“İnsanın eli kolu bağlıysa veya zihinsel bir sorunu varsa bu tür şeyler yapamayabilir. Bunların dışında, hiçbir şey engel değildir” diyen Menger, kendisini engelli olarak görmenin insanın önündeki asıl “engel” olduğunu belirtti. Uzun yıllardır fotoğrafa ilgi duyduğunu anlatan Menger, babasının makinesini kullanmayı çocukluğundan beri istediğini, projeye katıldıktan sonra da kullanabildiğini de söyledi.

Dürbün kullanıyor

İlköğretim öğrencisi olan Dilşah Topçuoğlu (10) da bu kursa devam eden çocuklardan biri… Az gördüğü için fotoğraf çekerken özel bir dürbün kullanmak zorunda olduğunu ifade eden minik öğrenci, duygularını şöyle dile getirdi:

“Dürbün sayesinde uzaklar yakın oluyor. Fotoğraf çekmek, çok keyifli. Ben manzara çekimlerini çok seviyorum. Fotoğraf çekmek güzel bir duygu. Büyüyünce de bu mesleği geliştirmek istiyorum. Bol bol fotoğraf çekmek istiyorum. Fotoğrafla var olanı, gerçeği çok farklı şekilde gösterebiliyoruz.”

“Engelleri ortadan kaldıran proje”

AFSAD Çocuk Atölyeleri Şefi Fazlı Öztürk ise, projenin fotoğraf konusundaki engelleri ortadan kaldırdığını söyledi.

Fotoğraf ile görmek arasında bağ kurulduğunu ifade eden Öztürk, çocukların az görmesinin tezat gibi sunulduğunu, bunu doğru bulmadıklarını ifade etti. Öztürk, “Çünkü yüzde 10-40 arasında görme engeli olan çocuklarımız var. Görmenin, fotoğrafın tek kuralı olmadığından yola çıktık. Bir taraftan da bu bir meydan okuma” dedi.

Fotoğrafın, ayrımları ortadan kaldırabildiğini anlatmak istediklerini ifade eden Öztürk, çocuklara fotoğraf sayesinde yaklaştıklarını kaydetti.

Farklı bir sistem

Kursun ilk bölümünde makine kullanmayı öğrettiklerini anlatan Öztürk, geliştirdikleri sistemde her çocuğa dersin tekrarını yaptıran asistanlar bulunduğunu belirtti.

Öztürk, uyguladıkları yöntem kapsamında kursa katılanlar arasından asistan olmak isteyenlerle görüştüklerini ve çocukların asistanların makineleriyle çekim yaptıklarını kaydetti.

Sergide yer alacak fotoğrafların da bu asistanların makineleriyle çekildiğini ifade eden Öztürk, ancak şimdi bütün kursiyerlerin kendi makinelerine sahip olduklarını söyledi. Kursun yeni konusunun çocukların aileleri ve yaşadıkları ev olduğunu da aktaran Öztürk, Eylül ayında da iki farklı atölye açılacağını sözlerine ekledi.

“Engel” tanımıyorlar

Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) bünyesindeki 18 çocuk ve genç de, gördükleri 5 aylık eğitimin ardından 16 Haziran’da Ankara Kalesi’nde sergi açmaya hazırlanıyor.

Zihinsel engelli çocuk ve gençlerin sonu mutlu biten fotoğraf serüveni, internet üzerinde Fotoritim dergisi ve fotoğraf paylaşım sitelerinde açılan bir kampanyayla başladı. Buradan elde edilen bağışlarla satın alınan 4 fotoğraf makinesi, onların yaşamında yeni bir pencere açılmasını sağladı.

ZİÇEV bünyesinde başlatılan atölye çalışmaları, Şubat ayında zihinsel engellilere yönelik kursun açılmasıyla sonuçlandı. Burada eğitim gören 8-24 yaşları arasındaki 18 çocuk ve genç, önce makineyi tutmayı, makine kullanımına yönelik ve basit temel fotoğraf eğitimini, fotoğraf izlemeyi, fotoğraflayacağı objeleri tanımayı öğrendi. Sonraki adım, fotoğraf üzerine sohbetler ve sonunda fotoğraf çekmek oldu. Çekilen fotoğraflar birbirini izledi. Hikayenin sonu bir başarı öyküsüydü…

“…ZİHİN… ERGO SUM”

ZİÇEV fotoğraf atölyesinin “…Zihin… – Ergo Sum” başlıklı sergisi, 16-24 Haziran tarihleri arasında Ankara Kalesi Şenlikleri kapsamında Başkentlilerle buluşacak.

Sergide, zihinsel engellilerin çektiği yol, göl manzarası ve çevre detaylarının yanında, birbirlerini ve okuldaki yaşamlarını yansıtan kareler de var.

Sergiyle ilgili bilgi veren fotoğraf eğitmenlerinden Faika Berat Pehlivan, atölyenin, çocukların yararlı hobi edinmesi, doğayı, insanları ve objeleri yepyeni bir bakış açısıyla algılama yeteneklerinin gelişmesini hedeflediğini söyledi.

“Beklentimiz, toplumumuzun ilk kez, dünyayı ve yaşamı zihin engelli bireylerin bakışıyla görmesi, onları daha iyi anlayarak, dışlamak, yok saymak yerine onları daha çok sevmesi ve benimsemesi” diyen Pehlivan, serginin isminin de Descartes’ın “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözünden geldiğini ifade etti. Pehlivan, “Bu, “ergo sum” ifadesi, varolmayı” içeriyor. Çocuklarımız da bu sergileriyle “biz de varız” diyorlar” sözleriyle serginin hedefini özetledi.

Atölyede tek tip zihinsel engellilerin bulunmadığını, otistik, spastik, down sendromlu çocuk ve gençlerle çalıştıklarını anlatan Pehlivan, yaklaşan sergiyi şöyle anlattı:

“Bize, “onlarla çalışmak zor oldu mu?” diye soranlar var. Buna yanıtım: çok zor oldu diyemem. Zaten onlara temel eğitimi basite indirgenmiş şekilde verdik. Makinenin tanıtımı, yakını, uzağı nasıl çekmek istiyorlarsa çektiler. Makineyi ellerine aldıktan sonra tanıdılar ve kısa sürede fotoğraf çekimini öğrendiler.

Şunu söylemek isterim, orada çektikleri fotoğraflar onların görüp çekmeyi arzu ettiği fotoğraflar. “Şunun fotoğrafını çekin”, “manzara çekin”, “kedi, köpek çekin” gibi bir yönlendirme yapmadım. Neyi çekmelerini istiyorlarsa onu çekmelerini söyledim. Bunlar, tamamen kendilerinin görüp, isteyip çektikleri fotoğraflar…”

Günışığı Gazetesi (Elazığ) – Annelerin Annesi Vali Anne

04 Haziran 2007, Pazartesi

etkinlikler-basinda-basinda_gunisigi

Cumhuriyet Gazetesi – Zihinsel Engelli Çocuklara Yaşam Boyu Eğitim Veriliyor

01 Haziran 2007, Cuma (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-basin_cumhuriyet

Hürriyet Gazetesi – Zihinsel Engelliler Yararına Defile

26 Mayıs 2007, Cumartesi (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-basin_defile

Tekirdağ Gazetesi – Tekirdağlılar ‘engellere karşı’ yürüdü.

11 Mayıs 2007, Cuma
Cengiz İsel

Sakatlar Haftası çerçevesinde her yıl çeşitli etkinliklerin yapıldığı yurt genelinde, Tekirdağ’daki ‘Sevgi Yürüyüşü’, kutlamalar arasında ilk ve tek oldu. Her yıl 10 – 16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan “Sakatlar Haftası” yurt genelinde olduğu gibi Tekirdağ’da da dün başladı. Kutlamaların yapılacağı haftanın ilk günü, engellilerin ve vatandaşların katılımıyla yapılan 1. Geleneksel ‘Sevgi Yürüyüşü’ ise kutlamalar çerçevesinde yurt genelinde yapılan ilk ve tek yürüyüş oldu. Zihinsel Yetersiz Çocuklar Vakfı (ZİÇEV) Tekirdağ Şubesi ile Sakatlar Derneği Tekirdağ Şubesi tarafından organize edilen ‘Sevgi Yürüyüşü’ dün öğle saatlerinde yapıldı. Kent merkezi Muratlı caddesi kavşağında saat 14:00’da başlayan yürüyüşe; Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, Belediye Başkanı Ahmet Aygün, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Murat Öztürk, Belediye Başkan Yardımcısı Mürsel Özcan ve Meclis Üyeleri, Eğitimciler, Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, Engelliler ve Dernek yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Tekirdağ Belediyesi Mehter Takımının eşliğinde Muratlı caddesi kavşağından Vilayet önüne kadar yürüyen engelliler, ellerindeki döviz ve pankartlarla vatandaşları selamladılar. Mehteran takımının marşları eşliğinde yaklaşık 300 metre yolu yürüyen engelliler ve protokol heyeti, daha sonra Atatürk Anıtı önünde gerçekleştirilen törene katıldı. Burada ZİÇEV ve Sakatlar Derneği üyeleri tarafından, Anıta çelenkler sunuldu. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende, açılış konuşmasını yapan ZİÇEV Tekirdağ Şube Başkanı Rukiye Güneş, konuşmasının başında, duyarlılık göstererek yürüyüşe ve törene katılan herkese teşekkür etti. Güncel hayatta engellilerin yaşadığı sıkıntılara değinen Güneş, bireysel herkesin üzerine bir takım görevlerin düştüğünü işaret etti. Engelli çocuklar için kurularak hizmet veren kurumların çalışmaları hakkında kısa bilgi veren Dernek Başkanı Rukiye Güneş, konuşmasının sonunda ‘Kırmızı Gül masalı’ adlı duygu yüklü bir hikaye anlattı. Törende konuşan Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan da, engellilerin günlük yaşamında karşılaştıkları sorunları aşma noktasında, herkesin üzerine belli görevlerin düştüğünü söyledi. Doğan; “Bugün yapılan bu anlamlı yürüyüşe duyarlılık gösteren herkes üzerine düşen görevi bir anlamda yerine getirmiştir. Şuanda bu töreni yaparken caddeden geçen ve burada ne yapıldığını merak bile etmeyen vatandaşlarımız da aynı sorumluluğa sahiptirler” dedi. Yapılan konuşmaların ardından Atatürk Anıtı önünde sona eren programın ardından, Mehter Takımı, Tuğlalı Parkta konser verdi. Konsere katılan engelliler, daha sonra aynı alanda kurulan kermes standlarını gezdiler.

Hürriyet Gazetesi – Öğrenirken Üretiyorlar

08 Nisan 2007, Pazar (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-basinda_hurriyet07

Hürriyet Gazetesi – Tabakların Altından Hediye Çıktı

25 Şubat 2007, Pazar (Ankara Eki)

etkinlikler-basinda-basinda_belcilik

Milliyet Gazetesi – Elçi Eşlerinden Çayda Kına Partisi

Ankara Eki

etkinlikler-basinda-basinda_elcilik

Radikal Gazetesi – Zihinlerindeki engeli yıktılar

02 Ocak 2007, Salı

etkinlikler-basinda-radikal

Marangoz atölyesinde çalışan çocuklar aldıkları maaşla artık ailelerine de katkıda bulunuyor. FOTOĞRAF: BEHZAT MİSER

Zihinsel Engelli Çocukları Koruma Vakfı’nda marangozluk eğtimi gören çocuklar değme ustalara taş çıkarıyor. 15 zihinsel engelli çocuk dolaptan kütüphaneye her türlü ahşap mobilyayı yapabiliyor

BEHZAT MİSER ANKARA – Zihinsel Engelli Çocukları Koruma ve Geliştirme Vakfı’nın mesleki eğitim ve rehabilitasyon programı kapsamında marangozluk eğitimi verilen engelli çocuklar değme ustalara taş çıkarıyor. Eğitmenlerinin “Mobilya sektörünün merkezi Siteler’de rahatlıkla çalışabilirler” dediği 15 zihinsel engelli çocuk mutfak dolabından kütüphaneye, kâğıt havluluktan abaküse kadar her türlü ahşap mobilyayı yapabiliyor.

Vakfın Gölbaşı’ndaki merkezinde zihinsel engelli öğrencilere öncelikle gündelik yaşamda kullanabilecekleri bilgi ve beceriler kazandırılıyor. Bu temel bilgileri kazanan öğrenciler artık tuvalete tek başına gidiyor, yemeğini kendisi yiyor. Ardından çeşitli el becerileriyle donatılan öğrenciler, kişisel yetenek ve kişiliklerine göre yönlendiriliyor.

İlk ders tahtaları ekleme

Ağaç işleri atölyesinde ilk öğretilen, tahtaların birbirine eklenmesi. İkinci aşama tahta kesimi. Bu aşamada öğrenciler, ahşap malzemesiyle belli bir modele göre üretim yapabilir düzeye getiriliyor. Ardından da makine kullanma ve oyma işlemine geçiliyor. Bilgi ve beceri kazandırmanın yanında, çocuğun kişiliğinin gelişmesi, iş yapabilme alışkanlığının kazandırılması da eğitimin bir parçası. Vakfın Okullar Genel Müdürü uzman psikolog Tomris Miser, öğrencilerinin tüketen değil üreten bireyler olması için çalıştıklarını söyleyerek, belirli aşamaları kat eden öğrencilerin mesleki eğitime alındığını belirtti. Şu anda 15 öğrencinin usta eğitmenlerin yanında marangozluk eğitimi aldığını belirten Miser, “İçlerinde öyle öğrenciler var ki, onlar mobilya üretiminin merkezi olarak bilinen Siteler’de çalışmaya aday” dedi.

Performansa dayalı seçim

Galoş üretimine yönelik eğitim de verdiklerini belirten Miser, atölyelerdeki işleyişi şöyle anlattı: “Çocuklar performansları ve bireysel farklılıkları dikkate alınarak seçiliyor. İş eğitiminde kullanılacak araç-gereci tanımada açık anlatım yöntemi kullanılıyor. Açık anlatım yöntemi hem düzenli bir programı hem de araçların kullanımında sistematik olmayı gerektiriyor. Buradaki çocuklara ilk önce ahşap malzemesini tanıma ve onu işleyebilme becerisi kazandırılıyor.”

Marangoz atölyesinde çalışan çocuklar, okul masraflarının bir kısmını kendi karşılıyor. Maaş da alan çocuklar, bu sayede okul servisi veya eğitim masraflarını karşılayarak ailelerine olan yüklerini azaltıyor.

Sınavdan şikâyetçiler

Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) engelli kontenjanı için her yıl düzenlediği sınavlarda zihinsel engellileri düşünmemesi, vakıf yetkililerinin başlıca şikâyet konusunu oluşturuyor. Devletin her yıl yaptığı engelli sınavında, zihinsel engellilerin bedensel engelli engellilerle bir tutulduğunu söyleyen vakıf yöneticileri, “Zihinsel engelliler lise düzeyindeki sorulara yanıt vermekte zorlanıyor. Onlar için ayrı bir sınav yapılmalı. Dünyada yüzde 9 olan engelli oranı Türkiye’de yüzde 13 civarında ve zihinsel engelliler bunun yarısını oluşturuyor” diye konuştu.