Anasayfa / Yazar Arşivi: Uluç Saranlı

Yazar Arşivi: Uluç Saranlı

Dikkat: Dolandırıcılara Karşı ZİÇEV’den Önemli Uyarı


Zaman zaman, bazı gönül dostlarımızdan, kapı kapı gezilerek ve Vakfımızın adı kullanılarak davetiye satışı, anahtarlık satışı, pasta-kurabiye satışı, fitre zekat bağışı gibi değişik yöntemlerle bağış toplandığı ve dolandırıcılık yapıldığı ihbarları bize ulaşmaktadır. Hatta ellerindeki sahte izin yazılarını göstermekte ve makbuz kesmektedirler. Bu makbuzlar ZİÇEV’e ait değildir. Bu kişiler, bizim sevgili çocuklarımızı istismar eden, onların özel durumlarını ve siz yüce gönüllü hayırseverlerimizin ... Devamını Oku »

Basında Ziçev (2005)


07 Mayıs 2005: Hülya Koçyiğit Vakfımızı Ziyaret Etti Hürriyet Gazetesi Ankara Eki Vakfımızın zihinsel yetersiz bireylerinden, Onursal Başkanımız Makbule Ölçen ile kurucularımızdan Dr. Ali Nejat Ölçen’in oğlu, halen Genel Merkez’de Danışma Memuru olarak görev yapan ve Bağımsız Yaşam Evinde yaşamını sürdüren Demir Ölçen’in, çocuk yaşlarından başlayan Hülya Koçyiğit hayranlığı gitgide arttı. Öyle ki, Hülya Koçyiğit ile ilgili çıkan her haberi, ... Devamını Oku »

Tut Elimden Kaldır Beni


Tut elimden kaldır beni, Duymak isterdim, sesini, Ninnileri, ezgileri, kahramanlık türkülerini Duymak isterdim. — Tut elimden kaldır beni, Görmek isterdim ben seni, Bitkileri, böcekleri, gökkuşağındaki renkleri İzlemek, sonsuza kadar bakmak isterdim. — Tut elimden kaldır beni, Anlamak isterdim ben seni, Niçin bana acıyarak baktığını, İyiyi, kötüyü, güzeli, çirkini. Ne varsa yeryüzünde, her şeyi anlamak isterdim. — Tut elimden kaldır beni, ... Devamını Oku »

Tunacığım


İkinci kez yaşamak istedim baharı Birinci baharda yarım kalan Sevgileri, Aşkları Yaşayacaktım seninle… Rüyalarıma girdin önce, Yeşil atlas kumaşlar üzerinden Koşarak geldin kucağıma… Seni kucağıma aldığımda, Sevginin, Aşkın en güzelini, Baharı yaşadım doya doya… Bu baharın aniden Kışa dönüşeceğini nereden bilebilirdim? Uzun sürecek bu kış gecelerini İlla ki… Üşüyerek, Titreyerek, Ağlayarak, Yağmur sonrası gökkuşağını Görebilme umuduyla Yaşayacağız seninle… Günseli Tatar ... Devamını Oku »

Hayata Dair


Ne umutlarım vardı Hayata dair Seninle… * * * “Agu“diyecektin önce, Sonra “Anne…” Emekleyecektin evin dört bir yanında. Sonra koşacak, Ele avuca sığmayacaktın. Okula gidecek, “Anne bana top al” yazacaktın, Sonra okumayı sökecektin. Bitmek bilmeyen taleplerin olacaktı. “Tuna top oynayalım mı?” diye Sürekli zil çalan Komşu çocuklarımız olacaktı. Gitme desem de Bağır çağır kapıyı vurup Gidecektin… * * * Ne ... Devamını Oku »

Doğum Günü


Birkaç saat kaldı Bu yaşı bitirmene On yedi yaşın bitecek Gireceksin on sekizine Ben umutlarımı Senin sevginle Yine gömeceğim Yüreğime. Günsel Tatar (Ankara) Devamını Oku »

Birdenem (Bir Tanem)


Seni anlatmak istiyorum, Seninle yaşamanın ne kadar zor olduğunu, Kabus dolu geçen günlerimi… Ama yüreğim elvermiyor. Senin hayatıma neler kattığını Sorguluyor yüreğim Susuyorum… Bazen haykırıp Yeter artık, desem de, Özel bir çocuğun annesi olmaktan Gurur duyuyorum… Seni çok seviyorum… Günseli Tatar (Ankara) Devamını Oku »

Canım Annem


Aşağıdaki şiiri, Öğretmenler Gününde, hiç konuşamayan Alpay’ın, emekli öğretmen olan annesi Gülçin Karatekelioğlu’na bakışlarındaki pırıltıdan esinlenen öğretmeni, Hacer Odabaşı yazmıştır. Canım Annem Sen öğretmenlerin en kutsalı, Annelerin en yüreklisi… Ne umutlarla açtım dünyaya gözlerimi, Zifiri bir karanlık kapladı etrafımı, Korktum ayağa kalkmaktan. Etrafım engellerle dolu, Ya düşersem?.. Ürktüm insanların bakışlarından, Neyim ben, kimim?.. Ben de sizin gibiyim, Ailemin ciğer paresiyim… ... Devamını Oku »

Nobel Adayı


“Engelli çocuk anneleri için” Aday gösterin beni Nobel’e, Işıklar sönüp perde indiğinde… Çok zor bir rol verdiler, Bu hiç dekorsuz, kaygan sahnede… * * * Koşmayı oynadım, Hiç yürümeden… Gülmeyi oynadım, İçim gülmeden… Ağlamayı oynadım, Tek gözyaşı dökmeden… Boş vermeyi oynadım, Dolup dolup taşarken… Yere sağlam basmayı bile oynadım, Dünya, böylesine dönerken… * * * Aday gösterin beni Nobel’e, Işıklar ... Devamını Oku »

Çocuk Hastanesi


– Ahmet’i yeni bir tedavi denemesi için hastaneye yatırmalıyız efendim. Kısa süreli… Nesli inanmazlıkla baktı doktora. Doğru muydu duydukları?.. Olamazdı böyle şey… Onu ayıramazlardı oğlundan, çektiği onca acının üstüne. Alacağı yanıtı bile bile sordu, bebeğine daha sıkı sarılırken, – Gerekli mi bu Doktor Bey?, – Korkarım öyle efendim. Ama sanırım siz Ahmet’ten ayrılamayacaksınız. Bir umut belirdi içinde, – Ayrılamam Doktor ... Devamını Oku »