Anasayfa / Yaşam Öyküleri – Anılar

Yaşam Öyküleri – Anılar

Arda Tan


(Özürlü Yakınları Öykü Yarışması İkincisi – Aralık 2006) 1962 yılında 20 yaşımı doldurmuştum. Hayata neşe ve güvenle bakan, ailemle mutlu yaşayan bir kızdım. O sene sonunda, askeri doktor olan bir beyle görücü usulü ile nişanlanıp 1963’ün Temmuz ayında evlendik. Sevgiyle dolu bir sene sonunda, tam evlendiğim gün ve saatte, 22 Temmuz 1964’te normal doğumla sağlıklı bir oğlumuz oldu. Adını Arda ... Devamını Oku »

Bir Anı


(Özürlü Yakınları Öykü Yarışması Birincisi – Aralık 2006) Yirmi üç yaşında, zihinsel yetersiz bir gencin annesiyim. Bu sekiz sözcüklü, kısacık tümce, neredeyse bütün yaşamımın özeti. Kısacık bir süre, gözlerimi kapayıp içime döndüğümde, tatlı – acı binbir anı, derinlerden gelip peşpeşe oturur yüreğimin ortasına. Her biri ayrı bir duygu okyanusudur, dalgalanır beynimin kıvrımlarında. Damla damla akıp bütün bedenimi dolaşırlar damarlarımda. Kimi ... Devamını Oku »

Bacadan Çıkan Duman


Anneannem her bacadan bir duman tüter, acıları, sevinçleri, kederleri gökyüzüne ulaştırır derdi. Benim bacamdan çıkan duman, Alpay’ın özürlü olduğunu duyduğumda hüzünle gökyüzüne yayıldı. Alpay’ım 1972 doğumlu, ikinci oğlumuz. Önceleri her şey yolunda gitti; gelişmesi, yürümesi, konuşması… Ancak Alpay iki yaşına geldiğinde yavaş yavaş konuştuğu kelimeler azaldı. Hemen Hacettepe Hastanesi’ne gittik. Aylarca süren tetkikler yapıldı, bir sonuç alınamadı ve bize gelişmesini ... Devamını Oku »

Oğlum Tatilde


Bir gün oğlumun Okul Müdürü Meral Hanımı aradım. Her zamanki gibi genel durumu nasıl diye öğrenecektim. Çünkü her gün aramazsam o gün işyerinde rahat çalışamıyorum. Meral Ablamla telefon konuşmamızda Atahan’ın gayet iyi olduğunu söyledi ve o gün bana yaz kampından bahsetti. Bu yıl siz de katılın dedi. Ben, “Bakarız Abla,” diyerek biraz düşünmek için zaman istedim. Kızımı da yanıma alıp ... Devamını Oku »

Solmayan Çiçekler


“İlkbaharı sonbahara çeviren bir hastalıktır bu,” dedi doktor. “Üzgünüm, çocuğunuz özel bir çocuk olacak, yaşıtlarının gerisinde kalacak, onunla sürekli ilgilenmeniz, tedavisini, ilaçlarını hiç aksatmamanız gerekiyor, ancak özel eğitim aldığı takdirde belirli bir noktaya getirebiliriz, üzgünüm, keşke gözlerinizde şu anda oluşan hüznü silebilsem.” Bütün bu cümleleri sıralayıverdi bize, kucağımda henüz dokuz aylık, hiçbir şeyden habersiz, dünya güzeli oğlum için. Bu konuşma, ... Devamını Oku »

Bir Sürgünde Hüzünlenen Yedi Hayat


(Özürlü Yakınları Öykü Yarışması Üçüncüsü – Aralık 2006) On iki Eylül’ün o soğuk günlerini üzerimizden daha yeni yeni atarken (ki ben henüz yedi yaşında idim) babam bir okulda müdürdü. Hayal meyal hatırladığım o dönemlerde bir gün babam her zamanki gibi okuluna gitti. Her akşam olduğu gibi, o akşam da heyecanla yolunu gözlüyorduk. Çünkü on iki Eylül’ün bıraktığı kötü kalıntılardan biri ... Devamını Oku »

Evrim


(Özürlü Yakınları Öykü Yarışması – İkinci Mansiyon – Aralık 2006) Mart 1979 günü çok güzel bir bebek doğdu. Beklentimiz; geleceği için güzel şeyler hayal ettiğimiz, mutluluğumuzu perçinleyecek, ailemizin bir ferdi olacaktı. Oldu! Evrim oldu, adının anlamını taşıyordu. Pek çok “evrim” geçirerek büyüyeceğini o gün bilemiyordum. Anne olmanın verdiği sevinç ve heyecan dolu duygularla bebeğimi izliyor, bir an gözümü üzerinden alamıyordum. ... Devamını Oku »